Thursday, June 23, 2016

haftanin snapleri #1

@ 7:01 AM 0 comments
Su koskaca sanal alemde nerede en cok rahat ediyorsun, kendin oluyorsun deseler herhalde snapchat derim. Instagram guzel ama cok kisitli, ustelik elestirilerin dozu cogu zaman kaciyor ve eglence olmaktan cikiyor. Blog da guzel ama cok vakit aliyor. Hele benim gibi cok fotografli postlari sevenler icin daha da fazla. Aldigi vakit hadi neyse ama interaction'in az olmasi fena.
Ama snapchat oyle degil. Yorumlar direk kisiye geldigi icin, elestiriler daha dozunda ve paylasimlar daha anlik. En fazla yarim saat konusup, icimi toptan dokebiliyorum. kotu tarafi ise 24 saat icinde silinip gidiyor olmasi.
bu yuzden haftada bir snap'den aldigim screen shotlari arada bir de youtube'a attigim snapchat vidyolarini paylasmayi dusunuyorum.
Seri halinde yazilar yazmak konusunda aslinda oldukca basarisizim ama bakalim bunu becerebilecek miyim.

Bu arada snapchat kullanici adim:aprilkalinka

 ilk foto tabiki gecen haftadan degil ama snapchat'te Amerika'nin olumlu yanlariyla alakali gegik yaparkenki yuz ifadelerimden derleme. O gunku snaplerimi izlemek isterseniz, youtube'a attim. Buradan izleyebilirsiniz.


Gecen hafta sonu art fair fest'e gittik. Onunda vidyosu burada.
ayni haftasonunundan bir baska vidyoda burada
Hafta arasi Ramazanda icki ictigi icin dayak atan munafiklarin vidyosunu Boncuk yahoo'da gorunce bizim evde ufak capli bir kriz yasandi ve Boncuk Ramazan'i ogrenmeye karar verdi. Cunku ben guvenilirliginden suphe edilir bir kaynaga donustum malesef. Ama neyseki, benim sozlerimi destekler nitelikteki youtube vidyolari sayesinde kriz sonlandi.

Hava bir sicak bir soguk :(
yine bir gun soguktu, sonbaharda giyerim diye dolapta tuttugum kazagimi gecirdim.
Bu aralar yavas okuyorum. Is yogunlugum ve tabiki tembelligim buna en buyuk etken.
Bari gece okuyayim diye gece lambasi aldim. ve malesef hep hayal ettigim  her gece 5-10 sayfa bir seyler okuyup uyuyayim durumu gerceklesmiyor.   
Yine bir gun yuruyuse ciktim.
Bagi bahceyi bortuyu bocegi cektim ama onun icin snapleri snapchatten izlemeniz lazim sekerler :)

Aksam yemegine giderken de topuklu ayakkabi giymeyelim mi yani  :P
hava sicak, tum gun gunes acmadi ve aksam yagmur yagdi.
En tatsiz hava :/
Allah'tan hastaydim ve evde yatmak zorundaydim.
Hep gittigimiz Iran restoranina gittik. Orada flitrelerle oynarken. Isin komik yani benim gunluk makyajimda buna cok yakin :)
Dun gece izledik.
Salam neighbor diye bir belgesel.
Suriyeli multeci krizine insani bir bakis.
Turkler belgeselde anlatilanlara bire bir sahit olmustur. Bizim icin yeni bir sey degil ama yabancilar izlese harika olur.

Monday, May 2, 2016

Hiking in Tahran {Darabad Parki}~

@ 10:57 PM 0 comments
Daha once ayni gunu gecesinden bahsetmistim.
Gunduzu yazmak bugune kismetmis.
Gittigimde Mart ayi olmasi itibariyle agaclar kuruydu. Doga uyanmaya yeni baslamisti.
Tahran'da yuruyus yapilabilecek pek cok park var.
Sehrin daglarin arasinda olmasini cok iyi kullanmislar.
Nufus kalabalik olmasina ragmen dagi tasi her yeri ev doldurmamislar.






Assagidan bakan 3'lu bizim ekip :)


Acil durum telefonlari
Oldukca buyuk bir park
Keyif alabilmek icin kesinlikle yarim gun ayirmak gerekiyor.
Biz oyle yapmistik, iyikide oyle yapmisiz.
Herhangi bir giris ucreti falan yoktu.
Fakat park paralari hemen hemen her yerde oldukca tuzluydu.
O yuzden Tahran'da tek araba gezmek en guzeli.
Normalde tabiatla ic ice olmayi sevmem. Oyle saatlerde arabada gideyim, hiking, kamp, hatta piknik yapayim bile istemem. Bu tarz seyleri vakit kaybi gibi gorurum. Bir de etrafimda insan severim.  Fakat Tahran'da bu gibi seyler sehre cok yakin oldugu ve her yer kalabalik oldugu icin sevdim.
Yol boyu sohbet, muhabbet cok eglendik.
Yalniz bir daha hiking'e giderken ipek esarp takmam. Kullaniminin hic kolay olmadigini unutmusum. Ic basortusu ve bone kullanmadigim icin durup durup kafamdan kaydi. 50 kere duzelttim. En sonunda kisa yoldan arabaya gidip yedek rahat salim vardi onu taktim.
Bu arada fotograf "hoyyyt' diyip isyan edip arabaya gitmeden hemen onceki andan. :)
Sonunda zirveye ulastik ve bir cay bahcesinde manzara esliginde cayimizi icerken, Tahran'in isiklarini 360 gece izlemek icin karanligi bekledik.


Thursday, March 10, 2016

Kusbakisi Tahran {Darabad Parki}~

@ 12:01 PM 0 comments
Gecen sene bugunlerde Tahran'a gitmistim. 
Tatil yazilarini yazmam ne kadar da uzun suruyor artik. Tam 1 yil olmus, inanmasi zor...
Is coklugu, hayat, yeni tatiller vs. derken hayat akip geciyor.
Tahran'da ilk geldigim yer burasi degildi aslinda ama ilk burayi yazmayi sectim. Cunku Tum Tahran'nin gorulebilecegi (ve benim bildigim) tek yer bu parkti.
Kocaman devasa bir sehir Tahran
Colun getirdigi kumla hafif sari
ama bir o kadarda yesil.
Evlerde yogun bir sekilde (partiler vs. vesilesiyle) alkol tuketimi cok yaygin olsada, disarida sadece yemek ve cay/kahve tuketmek mumkun.
Avrupa tipi kafeler sayilamayacak kadar cok.
O yuzden gun icerisinde gezmekten yoruldugumuzda hep o kafelerde soluklandik.
Kahve kalitesi acisindan Turkiye'den daha kaliteliydi diyebilirim.
Yani latte latte gibi mocha mocha gibiydi. 
Hem soluklandik, hem aksam oldu.
Daglarin arasindan bir de gece baktik.
Cok guzeldi.
Tabi bu daglarin arasinda olma durumu hava kirliligi acisindan kotu bir durum ama olsun.
Bu arada, Tahran'da sanilanin aksine kadinlar cok ozgur.
Biz Turkiye'de 2-3 siyasi idami duyup uzulsekte, aslinda gercekte her gun 10-15 tecavuzcu, katil, cani, vs. idam ediliyor. O yuzden insanlar cok rahat.Kadinlar cok gec saatlerde bile parkta bahcede takiliyorlar.

Tabiki bunlar benim kisisel gozlemlerim. Tipki bu blogun benim kisisel blogum oldugu gibi.
O yuzden alacagimdan emin oldugum kotu elestirilerinizi ozelliklede gelip gormediginiz bir ulke hakkinda lutfen kendinize saklayin.
Baska 2 acidan
Tabi sanmayinki bu kadar cektim 360 tum Tahran'i aldim.
Bu yarisi bile degildir.

Hatira fotografi
Haberim yokmus gibi cek :)

Tahran'daki kankam Mitra'cigimla beraber.
Amerika'da yasamasini cok istedigim guzel insanlardan biri. 
O veya onun gibi biri etrafimda olsaydi, cok daha mutlu bir insan olabilirdim.
Bu da bizim tayfa.
1 kisi eksik
O da fotografi cekiyor.

Bu arada farketmissinizdir. Kizlarin arasinda en kapali olan benim :)
Bu tum gezi boyunca boyleydi.
Esarp takmak kural tabi ama sacin gozuktu diye kimse ses etmiyor. Ucup tumden cikinca duzeltmek gerekiyor. O zaman bile sadece uyariyorlar. Ama bizdeki gibi insanlarin bir birine yaptigi bir baskidan sozetmek pek mumkun degil. . 

Ama tabiki insanlarin daha kapali oldugu cevrelerde yok degil. O cevrelerden sonra bahsedecegim.

Monday, February 15, 2016

The first century after beatrice~ Amin Maalouf

@ 2:37 PM 0 comments
Amerikan televizyonuna geldigimden beri alisamadim. Dahada alisabilecegimi sanmiyorum. 1-2 tane Tv show'u disinda hic bir Tv programini sevemedim. O yuzden canim SIKILDIginda youtube vidyolari izliyorum.
Ece Temelkuran'i ne kadar sevdigimi zaten biliyorsunuzdur. Eskiden gazete yazilarini okurdum. Simdide kitaplarini okuyorum.
Bir gun yine canim SIKILmisti ve Ece Temelkuran'i izlemek istiyordum. Ararken, kentler ve golgeler  programina  rastladim (izlemek isterseniz burada) Sonrasinda o programinda hemen hemen tum bolumlerini bayilarak izledim. 
Neyse, orada Ece Temelkuran Amin Maalouf'u anlatiyordu.Cok etkilendim ve  gecen sene tatile gitmeden hemen once tatilde okumak icin bir kitabini siparis ettim.

90'larda yazilmis bir kitap ve aslinda kitapta gecenler (on gorulenler) bir kac yil once uzak doguda yasandi. Hatta hala da yasanmaya devam ediyor. 

Edebi anlamda muhtesem. Amin Maalouf'un nasil olupta hala Nobel almadigina hayret ediyorum.
Gel gelelim, ucakta okumaya uygun hafif bir kitap degil. Ucakta basladim, tatilde tekrar denedim ama olmadi. En sonunda Chrismas tatilinden sonra kafamin net oldugu bir gun basladim ve anlayarak okudum. Nispeten ince bir kitap olmasina ragmen gunde en fazla 10 sayfa okuyabildigim icin yavas ilerledi.

Ozellikle GRE ve GMAT gibi standard sinavlara hazirlananlara tavsiye ederim. Sozlukten yardim alarak, ve sindirerek okundugunda cok sey ogrenilebilecek bir kitap.

Monday, February 8, 2016

Mauna Loa Plantation {Hilo, Hawaii}~

@ 11:19 AM 0 comments
Her seyahatte insan yeni seyler ogreniyor. Gezmeyi sevmemin esas sebebi tabiki eglenmek ama cok sey ogrendigimizde bir gercek. 
Mesela ben hayatimda Macademia diye bir yemis hic duymamistim.
Simdi agacini bile gorsem tanirim.
Iste gezmek insane boyle bir bilgi veriyor. Agaci taniyor, uzerindeki asiri sert kabugu, cok yagli ama cokta lezzetli oldugunu biliyor insan.
Kalin yesil yapragin dokusunu hissedebiliyor.
 
En sonunda da macademia'nin turlu cesidini tatma imkani buluyor.
Kuskusuz bu bilgi insani is sahibi yapmaz ama mutlu edebilir.
Zaten hayatta is dahil herseyi yapmamizin, tum cabalarimizin sebebi mutlu olmak icin degil mi?
Herkes icin oyle mi bilmiyorum ama benim icin oyle.
O gunde mutlu bir gun gecirmistim. 
Bir gun Hilo'ya yolunuz duserse, ugrayin guzel bir yer.
 
 

Follow me~

 

KaLinka Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review