Showing posts with label film. Show all posts
Showing posts with label film. Show all posts

Wednesday, January 22, 2014

Noel tatilinde izlediklerim~

@ 10:16 PM 0 comments
Colorado'da ilk bir kac gun kaldigimiz yer Denver yakinlarindaydi. Guya sehir olmasina ragmen SIKICI bir yerdi. Noelden sonra  kayak yapmaya daga gittik ve orasi daha da SIKICI bir yerdi. Aksam 6'dan sonra yapmam gereken her seyin bittigi kucuk yerlerde yasamayi cidden unutmusum. Sessizlikten cok bunaldim.
Dolayisiyla olmayacak sey oldu ve ben Noel tatili boyunca 4 gunde ust uste tam 4 film izledim. 
Cok sukurki ev ahalisi benim sectigim filmlere hayir demedi. 
Yoksa aksyon, gerilim vs. sevmedigim turler olsaydi, iyice daralirdim.
Ilk filmimiz Bridesmaids (nedimeler) komik ve eglenceli olmasina ragmen ostrejen kokulu tam bir kizlar gecesi, pijama partisi filmi.
Robby'nin yengesi, annesi ve ben cok eglendik ama dayisi, 4 oglu ve Robby ara ara gulselerde genel anlamda SIKILdilar. Yine de sonuna kadar izlemeye devam edebildiklerine gore gideri vardi kanaatimce. 
Arbitraj bugune kadar izledigim en basarili Richard Gere performanslarindan biriydi. Cok uzun olmamasina ragmen Susan Seredon'a da bayildim. Sadece o ikisi icin bile izlemeye deger ama konu da gayet iyi islenmisti, sevdim.

Sirf George Clooney var diye sectim ama Hawai manzaralari da superdi.
Sinemografik acidan cok cok basariliydi.
Hikaye basta biraz ic bunaltici baslasada devami iyi geldi.
Disarisi -25 dereceyken buram buram yaz havasina icim gitti. Karanlik boz bulanik Chicago havasinda icim daraldikca acip izleyecegim bir film.
Iste beni benden alan film The Fountain!
Allah'im o neydi oyle!
Uzun zamandir izledigim en guzel ask filmiydi.
Konu cok klise bir konu ama fantastik ve mistik ogelerle birden fazla hikaye bir birine oyle guzel harmanlanmis. 
 Bayildim!

Bence sevgililerin oturup izlemesi gereken bir film.




Wednesday, November 27, 2013

The dictator~

@ 1:19 AM 0 comments
Evde tasinma nedeniyle henuz TV ve home theater sistemlerimizi kuramadigimiz icin son zamanlarda hava soguk olmasina ragmen hic bir sey izlemiyorduk. Ipad alinca, biraz ozledigimizden birazda goruntu kalitesini merak ettigimiz icin uzun zaman once fragmanini gorup merak ettigimiz Sacha Baron Cohen komedisi, Diktator'u izledik.
Untitled photo (Flickr Studio edit)
Ne cesit espriler sevdiginize gore degisir aslinda ama genel anlamda sahsen bana hitap etti. Bazi esprileri fazla yavan, vicik vicik bulmama ragmen sonunu getirebilecek kadar guzeldi ama sinemaya gitmis olsam parama yazik olmus hissederdim.
Bu arada ben Recep Ivedik turevi tiplemelere tahammul dahi edemeyen, resmen tiksinen soguk mesafeli ablalardanim :) yani onu bilin ona gore okuyun yorurumlarimi.

Her neyse ne diyordum, ha para vermedigim Amazon prime'dan izledigim icin sorun etmedim.

Etrafimdaki bazi Amerikalilar ve IMDb sayfasindaki bazi yorumcular fazla "offensive"  yani saldirgan, hakaretaviz bulmuslar. Pek bir offend olmus tosunlar.
Aman yerim ben onlari!
Kendileri en offensive tavirlari takinir sonra da tuylerine dokununca ziplarlar.
2. Dunya savasi disinda hic bir savasi kazanmamis bir ulkenin insanlarindaki bu hava nerden gelir anlamam. Asiri sisirilmis egolar!
Komediye dahi tahammulleri yok!
Hic cekemiyorum bu tipleri, bilhassa bu aralar asiri sinirime dokunuyorlar.

Neyse yani, demem o ki arada siyasi esprilerle falan Amerikalilara giydirse de (hatta tamda bu sebepten) izlemeye deger bir komedi.

Bir pazar gunu hava soguk, caniniz disari cikmak istemiyorsa alin cayinizi/kahvenizi, acin izleyin. Hatta dantel, orgu vs. de orebilirsiniz, zira konuyu takip etmek icin her dakika dikkatinizi vermenize gerek yok.

Oyle cerez gibi bir film. Arada lazim boylesi de ama degil mi?
There was an error in this gadget

Follow me~

 

KaLinka Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review